Prof. Dr. Oytun Erbaş, hantavirüsün Andes varyantının insandan insana bulaştığını ve yüksek ölüm oranlarına sahip olduğunu belirtti. Gelecek salgın potansiyeli taşıyor.
Prof. Dr. Oytun Erbaş, hantavirüsün Andes varyantının insandan insana bulaşma potansiyeli taşıdığını ve gelecekte salgınlara yol açabileceğini duyurdu. TGRT Haber’de açıklamalarda bulunan Erbaş, normalde kemirgenlerden insanlara geçen virüsün bu varyantının yakın temas, öksürük ve aksırıkla yayıldığını belirtti. Erbaş, virüsün yüksek ölüm oranlarına ve kısıtlı tedavi seçeneklerine sahip olduğunu vurguladı.
Hantavirüs, dünya genelinde kemirgenler aracılığıyla yayılan bir virüstür. Fare, hamster ve sincap gibi hayvanların tükürükleri veya dışkılarıyla temas sonucu insanlara bulaşır. Amerika’da özellikle kiler gibi kapalı alanlarda kurumuş fare dışkılarının solunmasıyla enfeksiyonların yaşandığı geçmişte kaydedildi.
Hastalık, ateş, bulantı, kusma ve sırt ağrısı ile başlar; burun akıntısı yapmazken, hızla öksürük ve nefes darlığına yol açarak akciğer ödemine neden olabilir. Enfekte olanların yaklaşık yüzde 50’si entübe olarak hayatını kaybederken, ilacı bulunmamaktadır; sadece iyileşen hastaların plazmasıyla tedavi denemeleri yapılmaktadır.
Prof. Dr. Erbaş, hantavirüsün birçok alt tipi olduğunu ve bunlardan Andes varyantının (And-v) insandan insana bulaşabildiğini özellikle belirtti. Bu varyantın yakın temas, öksürük, aksırık ve cinsel ilişki gibi vücut salgıları yoluyla yayıldığını ifade etti. 2018 yılında Arjantin’de bir seyahat gemisinde meydana gelen salgının, bu varyantın bulaşma potansiyelini gözler önüne serdiğini aktardı.
Andes varyantının kuluçka süresi bir ila sekiz hafta arasında değişebilir, hatta altmış güne kadar uzayabilir. Erbaş, süper bulaştırıcı olarak tanımlanan kişilerin, normal bir salgında sekiz ila on kişiye bulaşırken yüz kişiye kadar yayılım gösterebileceği riskine dikkat çekti. Bu durum, virüsün kontrolünü zorlaştıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Prof. Dr. Erbaş, Amerika Birleşik Devletleri’nde hantavirüs aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını aktardı. Maryland’deki askeri birliklerde denenen bu aşının, iğnesiz, püskürtme yöntemiyle uygulandığını belirtti. Bu çalışmaların, virüsün gelecekteki potansiyel tehditlerinin önceden bilindiğini gösterdiğini ifade etti.
Virüsün ölümcül olduğunu belirten Erbaş, özellikle yetmiş yaş ve üzeri bireyler ile diyabet, KOAH gibi ek hastalığı bulunan kişilerin yüksek risk grubunda yer aldığını vurguladı. Ayrıca, HLA-B8 gen grubuna sahip Tip-1 diyabetliler, çölyak hastaları ve romatolojik rahatsızlığı olanların da virüse karşı daha savunmasız olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap