Kadınların yaşam kalitesini düşüren endometriozis hastalığına tanı konulması ortalama 7-10 yılı buluyor. Uzmanlar, erken tanının önemini vurguluyor.
Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yapılan açıklamalara göre, kadınlarda her 10 kişiden birini etkileyen endometriozis hastalığının tanısı ortalama 7-10 yılı bulabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu gecikmenin kısırlık ve böbrek kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini vurguladı. Uzmanlar, erken tanının hayati önem taşıdığını ve tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirtti.
Prof. Dr. Taner Usta, rahmin iç zarının olması gereken yerin dışına yerleşmesiyle ortaya çıkan endometriozisin, özellikle yumurtalıklar ve komşu organlarda şiddetli ağrılara ve kısırlığa neden olabildiğini ifade etti. Hastalığın genellikle 20’li ve 30’lu yaşlardaki kadınlarda görüldüğünü aktardı. Usta, “Kontrole giden kadın doğum uzmanının, özellikle çikolata kisti şüphesi varsa, bu konuyla ilgilenen bir uzmana yönlendirmesi çok önemli” dedi.
Hastalığın yol açtığı ağrıların bel fıtığı veya hassas bağırsak sendromu gibi başka rahatsızlıklarla karıştırılabildiğini belirten Prof. Dr. Usta, tanı gecikmelerinin bu durumdan kaynaklandığını söyledi. Ancak pelvik bölgede adet veya yumurtlamayla bağlantılı ağrıların mutlaka endometriozisi akla getirmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Usta, endometriozis tedavisinde ilaç tedavilerinden önemli faydalar sağlandığını açıkladı. Yumurtalık rezervini azaltmış vakalarda yumurta veya embriyo dondurma seçeneklerinin değerlendirildiğini belirtti. Organları tehdit eden derin tutulumlar veya şüpheli durumlar söz konusu olduğunda ise cerrahi tedaviye başvurulduğunu kaydetti.
Etkinlik kapsamında söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Sunucu Esra Erol, endometriozis konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasının son derece önemli olduğunu vurguladı. Erol, kadın hastalıklarının toplumda yeterince yüksek sesle konuşulamadığına dikkat çekti. Bu durumun kültürel yapı, kadının toplumdaki yeri ve halk arasındaki ön yargılardan kaynaklandığını düşündüğünü dile getirdi.
Erol, “Bazı hastalıklarda olduğu gibi endometriozisi de yüksek sesle konuşmalıyız” diyerek toplumsal bilincin artırılması çağrısında bulundu. Halk arasında hastalığın semptomlarının “nazlılık” veya “psikolojik” olarak yanlış yorumlandığını belirtti. Yüksek sesle konuşulan farkındalığın erken teşhis ve tanı sürecinin anlaşılmasını sağlayacağını ifade etti.
Etkinlikte deneyimlerini paylaşan 48 yaşındaki Aygen Yapıcıkardeşler, hastalığına 7 yıl boyunca tanı konulamadığını anlattı. Bir yıl önce bağırsak endometriozisi tanısı aldığını belirten Yapıcıkardeşler, bağırsağındaki 4,5 santimlik endometriozis nedeniyle Prof. Dr. Usta tarafından ameliyat edildi. 8 yıl önce sol tüpünde tıkanıklık fark edilmesine rağmen o dönemde endometriozis teşhisi konulamadığını söyledi.
Yapıcıkardeşler, “Belki 8 sene önce tanı konulsaydı farklı bir tedavi uygulanırdı, bağırsak yoluna gitmezdi, medikal tedaviyle sonuçlanırdı belki de” diyerek erken tanının önemine dikkat çekti. Geç tanı nedeniyle hastalığın ilerlemiş olmasının yarattığı zorlukları dile getirdi.
28 yaşındaki Öykü Güncan ise, hiçbir şikayeti yokken 2023 yılında rutin kontrol sırasında endometriozis tanısı aldığını belirtti. Evlendikten haftalar sonra çikolata kistinin patlaması üzerine acil ameliyata alınan Güncan, hamileliğinin 30. haftasında kistin büyümesi nedeniyle doktorunun doğum yaptıramayacağını söylemesiyle şok yaşadığını aktardı. Prof. Dr. Taner Usta tarafından yakın klinik izleme alınan Güncan, doğumda 8 santime ulaşan kistinin sezaryen sırasında boşaltılmasıyla bebeğine kavuştu ve sağlık sorunundan kurtuldu.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap