Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin enerji merkezi olma rolünün güçlendiğini ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dışa bağımlılığı azaltma hedefini vurguladı. İran krizi ve küresel enerji piyasasındaki dalgalanmalar ele alındı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin küresel enerji tedarikindeki kritik rolünün önemine dikkat çekti. Erdoğan, ülkenin bölgesel bir enerji merkezi ve kavşak noktası olma vasfının her geçen gün güçlendiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat’ta başlayan ve henüz çözülemeyen İran merkezli krizin, Türkiye’nin küresel enerji tedarikindeki rolünü pekiştirdiğini ifade etti. Körfez ülkelerinin açık denizlere açılan kapısı Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının, küresel petrol ve LNG ticaretinde ciddi kesintilere yol açtığını vurguladı. Bu durumun petrol ve LNG fiyatlarında büyük artışlara neden olduğunu, birçok ülkeyi enerji tüketimini azaltmak için kısıtlamalara yönelttiğini söyledi.
Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, enerji arz güvenliğinin sadece kalkınma değil, aynı zamanda egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğunu öğrettiğini belirtti. Enerji tedariki meselesinin hayati önem taşıdığını, bunun küresel ekonomide resesyona hazırlık yapılmasına neden olduğunu kaydetti.
Konuşmasında yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımların önemine de değinen Erdoğan, sanayileşme, şehirleşme ve teknoloji kullanımının artmasıyla enerji talebinin yükseleceğini söyledi. Yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik tüketiminin gelecek 5 yılda iki katına çıkacağı öngörüsünü paylaştı. Türkiye’nin enerji talebinin yıldan yıla yükseldiğini, son 20 yılda iki katına çıktığını ve 2025’te elektrik tüketiminin önceki yıla kıyasla yüzde 2,1 oranında arttığını belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin enerji arzında ithal kaynakların payının yüzde 57 civarında olduğunu ve yıllık 60 ila 100 milyar dolar arasında bir ithalat faturası oluştuğunu ifade etti. Milli enerji ve maden politikası ile “Daha Çok Yerli, Daha Çok Yenilenebilir” stratejisinin hedefinin enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamak olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa’da 5., dünyada 11. sırada olduğunu hatırlattı.
2025 yılı sonu itibarıyla 40 bin megavat olan güneş ve rüzgar kurulu gücünü 2035 yılında 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini ve bu hedef için toplam 80 milyar dolarlık yatırım yapılacağını duyurdu. Ayrıca, 5 bin megavatlık deniz üstü rüzgar kapasitesi oluşturma niyetinde olduklarını ekledi.
Erdoğan, son 20 yılda yenilenebilir enerji alanında kaydedilen ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. 2005’te toplam kurulu gücün 38 bin 820 megavat olduğunu, yenilenebilir enerjinin payının yüzde 33’ün üzerinde bulunduğunu belirtti. Nisan sonunda kurulu gücün 125 bin 410 megavata yükseldiğini ve yenilenebilir enerji kapasitesinin payının yüzde 62,5’e çıktığını söyledi. Türkiye’nin kurulu gücünün 26 bin 770 megavatının güneş enerjisinden geldiğini, elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının ise yüzde 43,3’e ulaştığını ifade etti.
Ülkenin 140 bin megavat rüzgar, 53 bin megavat yüzer güneş enerjisi, yıllık 3,9 milyon ton eş değer petrol biyokütle, 4 bin 500 megavat jeotermal ve yıllık 180 milyar kilovatsaat hidroelektrik potansiyeline sahip olduğunu değerlendirdiklerini dile getirdi. Çevreci maskeli marjinallerin engelleme çabalarına rağmen bu potansiyeli hayata geçirmekte kararlı olduklarını belirtti. 13 yıl önce ağaç bahanesiyle sokakları ateşe verenlere boyun eğilmediğini, bugün de yenilenebilir enerji yatırımlarını sabote etmeye çalışanlara teslim olunmayacağını söyledi.
Erdoğan, hizmete alınan projelerle 2025 yılında 78 ilde toplam 7.110 adet elektrik üretim santralinin hizmete girdiğini, toplam yatırım değerinin yaklaşık 5,6 milyar dolar ve kurulu gücün 8.313 megavat olduğunu bildirdi. Bu yatırımların yıllık üretim kapasitesinin 7,3 teravat saat olduğunu ve doğal gazdan karşılanması durumunda 3,5 milyar metreküp doğal gaza ve 1,8 milyar dolara mal olacağını hesapladıklarını belirtti.
Konuşmasının sonunda, ana muhalefetin gündeminde sadece koltuk kavgası olduğunu, ülkenin meseleleriyle ilgilenmediklerini ve dünyada olup biteni takip etmediklerini eleştirdi. Siyasi partilerin kendi iç sorunlarıyla uğraştığını, nezaket sınırlarını aşan sataşmaları muhatap almadıklarını ancak siyaset kurumunun itibarına kimsenin gölge düşürme hakkı olmadığını söyledi. Açılışı yapılan yatırımların hayırlara vesile olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap