Orta Doğu’daki gerilim, küresel piyasalarda tahvil faizlerini son 8 ayın zirvesine taşıdı. Petrol fiyatları yükselirken enflasyon ve Fed beklentileri değişti.
Orta Doğu’daki devam eden gerilim, küresel piyasalarda tahvil faizlerinin tırmanışını hızlandırdı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, son 8 ayın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,45’e çıktı. Bölgedeki çatışmaların süreceği endişesi petrol fiyatlarını yükseltirken, artan enflasyon beklentileri merkez bankalarının sıkılaşma adımları atabileceği tahminlerini güçlendirdi. Bu durum, tahvil piyasalarında yoğun bir satış baskısı oluşturdu.
ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililerden gelen çelişkili açıklamalar, bölgedeki gerilimin süreceği beklentisini artırdı. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların aksama ihtimali, enerji arzına yönelik kırılganlığı koruyarak petrol fiyatlarında yukarı yönlü risk primini destekledi. Bu gelişmeler, küresel enflasyon risklerinin şiddetlenebileceği imasını oluşturdu.
Petrol fiyatlarının yüksek seyriyle artan enflasyonist baskılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkılaşma adımları atabileceği tahminlerini güçlendirdi. Analistler, para piyasalarında Fed’in gelecek dört toplantıda politika faizini sabit bırakacağını öngörüyor. Ancak bankanın ekim ve aralık toplantılarında faiz artırabileceğine yönelik tahminler güç kazandı.
Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed’in yıl genelinde şahin duruşunu koruyacağı beklentileri, tahvil piyasalarında satış baskısının sürmesine neden oldu. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, geçen hafta yaklaşık 43 baz puan yükselerek yüzde 4,39’a çıktı. Bu hafta artış eğilimini sürdürerek yüzde 4,45 seviyesini gördü ve ardından yüzde 4,41’e dengelendi.
Analistler, tahvil faizleri ile tahvil fiyatlarının ters yönde hareket ettiğini hatırlattı. Yükselen tahvil faizinin, tahvil fiyatının düşmesi ve tahvil satışlarının artması anlamına geldiğini bildirdi.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarını yakından takip ettiğini belirtti. Mevcut fiyatların enflasyonu kötüleştirebileceğini ve merkez bankası için zorlu bir durum yaratacağını kaydetti. Jefferson, tüketici ve işletme harcamalarında da yavaşlama görülebileceğini ekledi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu’daki gerilimin enerji fiyatlarını artırması ve tedarik zincirlerini aksatması nedeniyle 2026 büyüme tahminini yüzde 2,9 olarak korudu. Bu tahmin, küresel ekonominin 2025’teki yüzde 3,3 büyümesine göre önemli bir düşüş anlamına geliyor. OECD, 2027’ye yönelik öngörüsünü ise yüzde 0,1 aşağı yönlü revize ederek yüzde 3’e çekti.
Bu gelişmelerin ışığında dolar endeksi 99,8 seviyesinde seyrederken, altının ons fiyatı yüzde 2,1 artışla 4 bin 470 dolardan alıcı buldu. Petrol piyasası çatışmaların yatışmasıyla bir miktar rahatlasa da riskler aşağı yönlü fiyat hareketlerini sınırladı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,4 düşüşle 100,8 dolardan işlem gördü.
Makroekonomik veri tarafında, ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 21 Mart ile biten haftada 210 bine çıktı ancak beklentilerin altında kaldı. Bu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 1,74, Nasdaq endeksi yüzde 2,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,01 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.
Avrupa borsaları, Orta Doğu’da beklenen ateşkesin uzamasının oluşturduğu baskılarla satıcılı bir seyir izledi. Bölgedeki enerji arzı sıkıntıları enflasyon endişelerini artırırken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) adımlarına yönelik beklentilerde belirgin değişimler dikkat çekti. Geçen ay faiz indirimi beklentisi varken, dün itibarıyla bankanın yıl genelinde üç faiz artışı yapabileceği yönünde şekillendi.
Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki geçen yıl uzlaşılan Turnberry ticaret anlaşmasının onay sürecinde ilerleme kaydetti. Brüksel’deki Genel Kurul’da, ABD’den AB’ye ithal edilen sanayi ve tarım ürünlerinin büyük kısmında tarifelerin kaldırılmasını öngören yasa teklifleri oy çokluğuyla kabul edildi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşın dünyadaki herkes için “son derece ağır sonuçları” bulunduğunu belirtti. Kallas, “Bu savaştan çıkışa ihtiyacımız var, daha da tırmandırmamalıyız” açıklamasını yaptı.
Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,33, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,71, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,98 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,5 geriledi. Yeni günde Avrupa’da endeks vadeli kontratlar karışık seyretti.
Asya borsaları, Orta Doğu’daki gelişmeleri takiben karışık bir görünüm sergiledi. Çin’deki sanayi karlarının ocak ve şubat aylarında yüzde 15,2 artması, “deflasyon sarmalı” korkusunu bir miktar azalttı. Ancak ABD’deki teknoloji satış baskısı Güney Kore borsasına da taşındı.
Güney Kore’de yarı iletken üreticilerinden SK Hynix’in hisseleri yüzde 1,1, Samsung Electronics’in hisseleri yüzde 0,6 düştü. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1 düşerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,6 yükseldi.
Yurt içi piyasalarda da Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin haber akışı yakından takip edildi. Düşüş ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,83 değer kaybederek 12.727,06 puandan tamamladı. BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında yüzde 0,63 azalışla 14.663,00 puandan işlem gördü.
Dolar/TL, dünü 44,3390’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,3 artışla 44,4560’tan işlem gördü. Analistler, yurt içinde finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerinin takip edileceğini belirtti. Yurt dışında ise İngiltere’de perakende satışlar ve ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksinin izleneceğini kaydetti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap