ABD’deki ara seçimler sonrası Kongre’deki güç dengeleri, Trump yönetimini nasıl etkileyecek? Uzman Dr. Barış Adıbelli değerlendirdi.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Barış Adıbelli, ABD’deki ara seçimler sonrası Kongre’deki güç dengelerinin Donald Trump yönetimini nasıl etkileyebileceği konusunda değerlendirmelerde bulundu. Adıbelli, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu sağlaması halinde, bütçe ve soruşturmalar yoluyla Trump yönetiminin baskı altına alınabileceğini belirtti. Bu durumun, Türkiye-ABD ilişkileri üzerinde de dolaylı etkiler yaratabileceğine işaret etti.
Adıbelli, anketlere göre Temsilciler Meclisi’nde Demokratların çoğunluğu elde etmesinin beklendiğini, Senato’nun ise Cumhuriyetçilerin kontrolünde kalabileceğini öngördü. Ancak, Kongre’nin “kalbi” olarak nitelendirdiği Temsilciler Meclisi’nin çoğunluğunun Demokratlarda olmasının, yasama süreçlerini zorlaştıracağını ifade etti. Mevcut durumda da Beyaz Saray ile ilişkilerin iyi olmasına rağmen Kongre’deki işleyişin farklı ve karmaşık olduğunu vurguladı.
Kongre’deki Türkiye karşıtı lobi faaliyetlerine de dikkat çeken Adıbelli, İsrail, Rum, Ermeni ve Hint lobilerinin Türkiye’ye karşı bir blok oluşturduğunu söyledi. F-35 programından çıkarılma ve CAATSA yaptırımları gibi konularda Kongre onayının kritik önem taşıdığını belirtti. Yönetimin olumlu yaklaşımına rağmen Kongre’den geçen onayların sorunlu olduğunu ve Türkiye’nin F-35 programına dönüşü gibi konuların Kongre’nin ikna edilmesine bağlı olduğunu dile getirdi.
Adıbelli, S-400 konusundaki müzakerelerin Türkiye’nin S-400’leri sınır dışına çıkarması şartına bağlı olduğunu, ancak bunun Kongre’nin yetkisinde olduğunu belirtti. Trump yönetiminin Kongre’ye Türkiye’nin S-400 konusunda geri adım attığı yönünde bilgi vermesi durumunda CAATSA yasasında değişiklik olabileceğini ancak bunun somut kanıtlarla desteklenmesi gerektiğini açıkladı.
Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi durumunda Trump yönetimini “felç etme” planları olduğunu öne süren Adıbelli, Temsilciler Meclisi’nin yürütmeye soruşturma açma, ithamlarda bulunma ve savunma isteme yetkilerini kullanacağını belirtti. Bu durumun, Trump’ın ikinci döneminde birçok soruşturmayla karşı karşıya kalmasına ve icraatlarının engellenmesine yol açabileceğini söyledi. Bu durumun sadece Türkiye değil, Trump’ın iyi ilişkiler içinde olduğu tüm ülkelerle olan münasebetlerini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Adıbelli, Demokratların Temsilciler Meclisi’ni kazanması halinde Trump’ın bütçesini kesebileceğini ve önemli projelerin hayata geçirilmesini engelleyebileceğini örneklerle açıkladı. Örneğin, Grönland’a askeri üs inşa etme planı gibi konularda Temsilciler Meclisi’nin onayının gerekliliğini vurguladı.
Amerikan seçmeninin tercihlerinde ekonomik koşulların belirleyici olduğunu vurgulayan Adıbelli, göç, dış politika gibi konuların halk üzerinde daha az etkili olduğunu belirtti. Amerikan halkının doğrudan cebindeki paranın eksilmesinden etkilendiğini ve fiyat artışlarına karşı hassas olduğunu söyledi. Trump’ın gümrük vergileri politikalarının misillemelere yol açarak Amerikan piyasasındaki ürünlerin zamlanmasına neden olduğunu ve ekonomik olarak ülkeye zarar verdiğini savundu.
İran ve Ortadoğu politikalarının petrol fiyatlarını yükselterek Amerikan halkının tepkisini çektiğini belirten Adıbelli, halkın bu politikaları “İsrail’in savaşı” olarak gördüğünü ve kendi paralarının çarçur edildiği düşüncesinde olduğunu ifade etti. Trump’ın seçim vaatlerinin para odaklı olduğunu ancak mevcut durumda yapabileceği fazla bir şey kalmadığını sözlerine ekledi.
Son olarak, ara seçimlerin 2028 başkanlık yarışına dair işaretler verdiğini ve Demokratların adaylarının elinin güçlendiğini söyledi. Trump ve Cumhuriyetçilerin büyük bir başarısızlık kaydettiğini, halkın Trump çizgisindeki bir adayı tekrar seçmeyeceğini öngördü.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap